Enstitü Yayınları

Yayınevimiz yeni kurulmuş olsa da bugün akla gelmiş ticari bir teşebbüs değildir. Meri kanunlara tabii olmakla birlikte amacı kâr elde etmek değildir. Günümüz şartlarında yaşayan, düşünen, soran ve sorgulayan dimağlar için akla gelmesi kaçınılmaz sorular olan; “Türk Milletinin makus talihinin değişmesi mümkün müdür?”, “Asırlardan beri uyuyan İslâm Dünyasında toplumsal ve bireysel yaşantısında yeniden doğuş mümkün müdür?” “Milyonlarca insanın canlı yayınlarda katledildiği felaket çağı son bulabilir mi?” sorularına ve daha pek çok hayati meseleye çözüm aramak amacındadır. Özetle amacımız; “Öncelikle Türk ve İslâm Dünyasının ve hatta insanlığın gerçek ve hayati meselelerini tespit, bu problemlerin çözüm yollarını aramak ve işaret etmektir. Bir yayınevi kendisine amaç olarak bu denli büyük, meşakkatli bir o kadar da ulvi hedefler belirlediğinde doğal olarak şu soru ortaya çıkacaktır; “Bu sorunların çözümünü kim bulacak?”

Soruya peşinen cevap verelim; “bu denli büyük sorunların, asırlık meselelerin çözümünü bir seçilmiş insanın, üstün kişinin tek başına bulacağı” yalanına inanmak ancak meseleyi daha da çözümsüz hale getirecektir. Enstitü Yayınları, ortaya koyduğumuz amaca matuf siyasi, kültürel ve askeri gayretlerin asırlık seyrinde mütevazı bir halka, onurlu bir mücadele olma arzusundadır. Ne ilktir ne son olacaktır. Ne tektir ne de tek kalacaktır. Mensubu olmaktan iftihar ettiğimiz İlmî Sağ okulunun birikimsel külliyatını bireysel çalışmalarla değil okulun metodolojisine ve ruhuna uygun olarak teşkilatlı mücadele usulü ile sürdüreceğiz.

Yukarıda anlattıklarımızdan sonra şunu da belirtmek gerekir ki; Enstitü Yayınevinin kuruluşunu 3 Şubat 1970’e hatta daha eskiye tarihlemek mümkündür. “Enstitü” ismi merhum Aykut Edibâli Beyefendi tarafından vefatından önce belirlenmiş isimlerden birisidir. Enstitü Yayınları; Aykut Edibâli’nin kurucusu olduğu İlmî Sağcı düşünce okulunun, kendisinin de mensubu olmaktan iftihar ettiği İslâm Rönesansı ideolojisinin ve  Türk Milleti’nin varlık ve beka davasını savunanların yoluna mütevazı katkılar sunmak, yarım kalan eserlere bir harf olsun ekleyebilmek, Allah izin verir ise çalışmaları bir adım olsun ileri götürmek amacındadır.

Enstitü Yayınları’nın kökleri mazinin şanlı ve onurlu hatırasına, tarihine sıkı sıkıya bağlı olmakla beraber istikameti gelişim ve gelecektir. Amaç; birikimi ve tecrübeyi belirli bir gruba hapsetmek değildir. Edibâli’nin sağlığında yeterince kıymeti bilinmemiş çalışmaları Türk Milleti’ne ve insanlığın hizmetine sunmaktır. Gayemiz; bilgi inhisarcılığını ilk makalelerinden itibaren reddeden Edibâli’nin ve İlmî Sağcı millî aydınların düşüncelerini, çalışmalarını yeniden ve çağcıl yöntemlerle Türk milletine özellikle de Türk gençlerinin hizmetine sunmak, millî aydınların çalışmalarını kolaylaştırmak, yeni millî düşünürlerin yetişmesi için gerekli ortamı tesis etmek ocağımızı tüttürmektir.

Türk Milletinin âli menfaatlerine uygun, İslâm öğretisinin temeline bağlı özetle; Türk Milleti’nin din, ahlak, töre, düşünce, çıkar ve İdeallerine bağlı fikir ve dava araştırmalarını, tezlerini kitaplaştırıp yurt çapında  başlatılacak çalışmalar arasına dahil etmek isteyenlere, eskiyi fıhzedip aynı söylemleri tekrar etmek yerine ilerlemeyi hedefleyenlere kapılarımız ardına kadar açık.

Çalışmalarımız insan ve topluma dairdir. Gelişim, değişim hatta köklü değişimlerin daha doğru ifade ile Büyük Türk İnkılabının hasretiyle bağrı yananlardanız. Bu bağlamda çalışmalarımız muhakkak ki siyasidir ve fiilidir. Aleniyet ve meşruiyet çerçevesinde yenice söylem ile kadim kelamı yeniden ete kemiğe büründüreceğiz. Küllenmiş gönülleri bilgiden ve bilimden yoksun hamasetle harlamak da ruhsuz bilgiyi insanlara ezberletmenin de maalesef yeterli olmayacağının bilincindeyiz. Akılsız hamaseti de ruhsuz bilgiyi de değil, aksiyona dönük, ruhu olan bilimi yoldaş edinip hakikate yolculuğu sürdürmek gayretindeyiz! Çünkü tüm kalbimizle inanıyoruz ki; önyargısız, tümevarımcı düşünce metodu ile çağın ve insanların sorunları irdelendiğinde çözümün beşer yapılarında değil ilahi hakikatlerde olduğu ortaya çıkacaktır. İnsanın olduğu yerde psikolojiyi, insan topluluklarının olduğu yerde sosyolojiyi ve kaçınılmaz olarak devleti inceleyeceğiz. Kültürün, sanatın; ideolojinin estetik hüviyet kazanmış hali olduğu bilinciyle yazılı, görsel ve işitsel sanatı da yol arkadaşı kılma arzusundayız.

Çalışmalarımız asla tarafsızlık iddiasında değil bağımsızlık iddiasındadır. Biatımız Hakk’a ve hakikatleredir. Tarafımız bellidir; Hakk’tan yana Büyük Türk Milletinden tarafız.

insan – toplum – devlet